Ana içeriğe atla

Takvimlerden haberin yok mu -4-




Türkçe’deki gün isimlerinin adlandırılmasını Takvimlerden Haberin Yok Mu -3- yazısında elimizden geldiğince anlatmaya çalıştık.  İngilizce’de nasıl, bir de ona bakalım. Kültürler arasında farklılıklar var ama bazen doğru şekilde bakıldığında benzerliklerin daha çok olduğu anlaşılıyor. Büyük İskender doğu seferine çıktığında inandığı tanrılarına Anadolu’da İran’ın belli kesimlerinde ve Hindistan’da rastlar ve çok şaşırır. Pagan inancındaki Zeus bazı Batı dillerine Zui olarak geçmiş, yani bir bakıma Zeus ismi Tuesday, salı gününün isminde yaşatılır.
Wednesday ise germen mitolojisindeki Woden veya İskandinavyadaki odin’den gelir. Thursday ise yine İskandinavya mitolojisinde -geçenlerde Hollywood’da filmi çekilen- elindeki çekici yanından hiç eksik etmeyen Thor’a ithaf edilmiş. Friday Odin’in karısı Frigg. Güzellik ve aşk ile ilgilendiğine inanılırmış. Bir nevi Afrodit… Saturday, saturn’den geliyor. Sunday ve Monday ise güneş ve ay’dan…

Bu İngilizlerin köklerini gösterir. Tarihe, geleneğe sımsıkı bağlandıklarını gösterir.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben mushafı hatmettim, o ve’l-Leyli'de kaldı

“  Mecnun ile bir mektebi-i aşk içre okurduk Ben mushafı hatmettim, o ve’l-Leyli'de kaldı  ” [1] Eskiden bir konu hakkında uzun uzun sayfalarca yazı yazmaktansa şiir yazmak daha makbulmüş. Yüzyılların birikimi olan yüzlerce sayfa bilgiyi şairler iki mısrada özetlermiş. Kâğıdın ve okuma yazmanın az olduğu zamanlarda şiir, genç-yaşlı, zengin-fakir, avam-havas (elit) demeden herkese ulaşırmış. İnsanlar da bilgileri ölçeğinde bu kolay ezberlenir şiirlerden çeşitli anlamlar çıkarırlarmış. Yukarıdaki beyit de böyle şiirlerden... Ünlü Şair Fuzulî, yukarıdaki beyitte sözü kısa ancak öz söyleyerek bir taşta birkaç kuş vurmuş. Hz. Ali’nin “İlim bir noktaydı, onu cahiller çoğalttı” sözüne binaen biz de cahillik edip kısa ve öz olan şiiri çoğaltalım. Şiir ilk okunduğunda, Şair Fuzulî, kendisinden daha şöhretli bir kimse olan Mecnunla aynı mektebe gittiklerini, kendisinin çoktan mezun olduğunu ancak Mecnunun bir dersten kalıp okulu uzattığını anlatıyor. Ama beyitin derinleri...

Odin’e Hamdolsun Vikingler Varolsun !

Askerliğini yapanlar bilir peygamber ocağında ezan sesi duyulmaz. Büyük birliklerde vardır elbet, küçük bir mescid, ama ezan okutmazlar. Yemek duası yaptırılır, o da muhtemelen NATO dan dolayı… Duada (Tanrımıza Hamdolsun / Milletimiz Var olsun / Afiyet olsun) Allah denilirse dua baştan alınır, ta ki Tanrı denilene kadar. Çünkü Allah kelimesi Arapça! Doğudan gelen ne varsa hepsi gericilik alametidir ve kullanılması kat’iyyen yasaktır. Atanın yolundan bid’attır.

Zamanın Değişimine Uyum Sağlayan Yapı: Ayasofya

  GİRİŞ İnsanoğlu zamanın başlangıcından beri kalıcı yapılar inşa etmeyi arzuladı. Yangına, Depreme, Sele, kuvvetli rüzgârlara (hortumlara) kısacası doğal afetlere ve yıpranmaya -yani zamana- dayanıklı yapılar inşa etti: Kaleler, Kuleler, Anıtlar, Hanlar, Hamamlar, Saraylar, Kervansaraylar… Ama insanoğlu bu yapıların en dayanıklısını ve en güzelini hayatta kalmalarına olanak sağlayan ve zaferlerini bahşeden Tanrısına sadakatini bildirmek için yaptı. Dünya üzerinde kalıcı eser deyince akla ilk gelen yapılar, Mabetlerdir. Hangi dinden olursa olsun, Kapitalizm çağına gelene kadar insanoğlu inşa ettiği en görkemli yapılar, dini yapılar olmuştur. Bunların arasında ise zamana ve değişime ayak uyduran ender dini yapı şüphe götürmez Ayasofya’dır.   DEĞİŞEN ZAMAN VE AYASOFYA   Ayasofya, Rumcada “Kutsal Bilgelik” veya “ilahi hikmet” manalarına gelir. Bu adı alması da Justinianus devrindedir. [1] Roma öncesi dönemde Evliya Çelebiye göre Mabed ilk olarak paganların tapınağıdır. [2] U...